@azkabandabirkitaplik



#currentlyreading Daha önce kitabı okuyan birisinin yorumuyla karşılaşmadım ama bence güzel bir kitap. Yani, en azından okuduğum kadarıyla 😂 Not: Fotoğrafı çekmemde yardımcı olup modellik yapan arkadaşıma teşekkürlerimi iletiyorum. Fotoğrafları sizin gibi ojeli ve zayıf insanlar kurtaracak 🤘🏻
•Sahilde Kafka• #kitapyorumu Kitabı yarım bıraktım. Yani gerçekten bu bir yorum sayılabilir mi onu da bilmiyorum ama birkaç fikrimi yazmak istiyorum. İlk olarak kitabı çok uzun zamandır istiyordum ve birçok kişiden de güzel yorum okuduğum için beğeneceğime emindim. Kitabı edindikten kısa bir süre sonra da okumaya başladım zaten. İlk başlar güzeldi, yani durağandı ama bir yere bağlanır diye düşündüm çünkü hep öyle olur. Kitabın başları durağansa ortalara doğru açılır, olaylar olur ve okumaya devam edersiniz. Sizi sarar yani kitap. İlla bir olay olmasına da gerek yok, ilerleyişiyle sizi kendisine bağlar, anladınız siz beni 😂 Bu kitap yaklaşık 600 sayfalık bir kitap. Ben tam 330 sayfasını okudum ve kitap inatla aynı çizgide ilerliyordu. Kitap okumaktan soğuttu beni, ciddiyim. Bu kitap yüzünden yaz başından beri 3 kitap okudum yalnızca. Ne zaman elime alsam okuma hevesim kaçıyordu. Yazarın da dilini beğenmedim demek istemiyorum, elimde başka kitapları da var ve şansımı onlarla deneyeceğim. Fakat olur olmaz yerlere cinsellik koyması açıkçası beni rahatsız etti. Yarım bırakmaya karar verdiğim zaman hem kitap hem de film yorumlarına %100 güvendiğim birisinin bu kitapla ilgili yorumunu okudum. O da beğenmemiş. Keşke baştan okusaydım o yorumu diyorum. Ben kitabı üzülerek tavsiye etmiyorum, edemiyorum. Konusuna da değinmedim çünkü gerek duymadım. Yarım bırakılan bir kitap, üzülerek 1/5 Başka kitaplarda buluşmak üzere Murakami 😔
•Yabancı• #kitapyorumu Sene 1945. Eski bir savaş hemşiresi olan Claire Randall, savaştan dönmüştür ve tekrar bir araya geldiği eşiyle ikinci bir balayına çıkar. Salisbury Düzlüğü'nde bulunan tarihi taş çemberini ziyaret ederler. Bu taşlardan birine dokunan Claire birden kendini, savaş yüzünden yıkılmış ve gruplaşmış sınır baskınlarına maruz kalan İskoçya'da bir yabancı olarak bulur. Sene 1743'tür. Aslında bu kitabı okuma gibi bir amacım yoktu, ta ki dizisini izleyene dek. Herkesin övdüğü Outlander bakalım nasılmış diyerek ilk bölümünü izledim. Ve sonraki 6 bölümünü de. O gece 4'te yatmıştım asla unutmam. Ertesi gün de önüme gelen herkese diziyi anlatmıştım. Anlayacağınız üzere efsane bir kurgusu ve karakterleri var. Romantizm-Bilimkurgu-Tarih türlerini en iyi harmanlayan kitap bence. Ayrıca bol bol da savaş var. Kan var (😂) Tabii cinsellik de var. Ama dizisindeki kadar abartılı bir şekilde ön planda değildi bence. Gerçekten yorum yazmakta güçlük çekiyorum çünkü kitabın hangi kısmını öveceğimi şaşırdım. İyisi mi siz gidin,dizisinin ilk bölümünü izleyin. Zaten sonrasında kitapları almak isteyeceksiniz. Bu arada 2. Kitabı çok merak ediyorum çünkü dizisinin 2. Sezonunu izlemedim. Kalbim kaldırmıyor :( • • • 'Önce sen.' 'Hayır,sen.' 'Neden?' 'Korkuyorum.' 'Neden Saaenach?' karanlık tarlalara çökmeye başlamıştı, gece başlıyordu. Hilal şeklindeki ayın ışığında alnını ve burnunu görebiliyordum. 'Bunu söylemeye başlarsam bir daha hiç durmadan söylemekten korkuyorum.' Ufuk çizgisine baktı, ay oradan yükseliyordu. 'Kış geliyor, geceler çok uzun mo duinne.' Çitten bana doğru eğildi, ben de onun kollarının arasına sığındım, bütün vücudunu ve kalp atışlarını hissedebiliyordum. 'Seni seviyorum.' • • • Evet, Sassenach,' dedi sesinde hafif bir keder vardı. 'Senin efendinim... Sen benimsin. Kendi ruhumu kaybetmeden seninkine sahip olmam imkansızdı.'
#kitapyorumu •Ben Ölmeden Önce• Her sabah bir önceki günden farksız olduğunu düşündüğümüz bir güne uyanıyoruz hepimiz. Peki ya günün sonunda bir trafik kazasında ölseydik ve ertesi gün yine aynı güne uyansaydık? Ve o günü tam 7 kez tekrar yaşasaydık? Neleri değiştirirdik o günden, çok uzun yıllardır yaptığımız fakat farkında olmadığımız hataları mı fark ederdik? Yoksa uzun zamandır gizli kalan arzularımıza mı teslim olurduk, nasılsa ertesi gün herkes bunu unutacak ve ben bugünü tekrar yaşayacağım diye? Veya o günün güzelliklerini mi fark ederdik, küçük detaylardaki mutlulukları? Aslında bu kitap tamamiyle gençlik dilinde, ortamında yazılmış fakat çok güzel mesajlar veriyor okuyana. İlk başlarında o mesajın da olmayacağını düşündüm, fakat kitabı kapattığım zaman cidden bana bir şeyler kattığını farkettim. Özellikle son 150 sayfasını bir solukta okudum ve bu şekilde bitmeseydi kesinlikle tatmin olmayacağımı anladım. Burada her gün genç-yetişkin tarzında kitaplar okuyorsunuz. Okuyoruz. Bence bu kitap içinde yalnızca aşk veya dostluk gibi tatlı şeyler barındıran o tarz kitaplardan değil. Her aşk veya dostluk tatlı olacak diye bir şey yok, bunu kastetmiyorum. Anlatmaya çalıştığım şey kitabın daha gerçek hayatta olan şeylere değindiği. Basit şeyler üzerinden anlatıldığını da belirtmem gerek. Sonuçta bu bir klasik veya kült bir roman değil. Bugün var yarın yok. Demem o ki; okuyun. Nedense bu kitabı okuyana pek rastlamadım (Belki de bir ara çok okunuyordu, bilmiyorum.) ama bence bir şans vermelisiniz. Kitaba puanım: 10/10 (kendi türünde değerlendirildiğinde)
Fotoğrafla hiçbir alakası olmayan bir yakarışı okuyacaksınız : Niçin böyle yaşıyoruz? Okuldaki veya iş yerindeki en çalışkan kişi olmaya çalışıyoruz. Veya çalıştırılıyoruz. Yarıştırılıyoruz. Toplumun dayattığı her şeyi kimi zaman farkında olmadan kendimize de dayatıyoruz. Bizden farklı olanları kabullenmiyoruz. Dışlıyoruz. Koskoca dünyada, sürdürdüğümüz hayatımızda yalnızca bir tane doğru varmış gibi yaşıyoruz. Başkalarının doğrularını, yanlışlarını, yaşamlarını (üstelik bizi gram ilgilendirmediği halde) eleştirmeyi kendimize hak buluyoruz. Durmadan insanları bölüp, ayrıştırıyoruz. Nereden geldiği belirsiz saçma sapan kriterlere göre insanları kendi içlerinde bölüyoruz. İtiyoruz. Belki de bazen itilen biz oluyoruz. Peki gelip geçici olan bu dünyada, dinimiz, ırkımız, tercihlerimiz farketmeksizin, niçin bir kez bile olsa uyum içinde yaşamaya çalışmıyoruz? Anlamıyorum.
Zaten 2 kitap okuyordum, bir de buna başladım. Ama çok mantıklı bir açıklamam var bence, filmini izlemek istiyordum 😂 Kitabın çok büyük bir kısmını okudum, bu gece biter ve yorumunu girerim. Ayrıca kitabı çok beğendim, başlarında fazlasıyla ergence bulduğum kitap sonlara doğru beni hikayesine o kadar çok çekti ki bir oturuşta- o bayram temizliği arasında- yarısını okudum 😂 Umuyorum ki filmi de kitabı gibi güzeldir. Sağlıcakla kalın 💘👋🏼
Okuyorum 📖 Kitabı yarıladım ve müthiş gidiyor. Zaten dizisinin ilk sezonunu izlemiştim ve kitabıyla dizisi oldukça benzer. Hatta repliklerine kadar aynı, hiç değiştirmemişler. Bu nedenle kitabın ileriki sayfalarında neler olacağını biliyorum ama yine de merakla okuyorum. Okuyun okutun bu seriyi.. #yabanci #dianagabaldon #currentlyreading
#currentlyreading Kaç yüzyıl oldu fotoğraf atmayalı? Ne yaptınız bu aralarda? İyi misiniz 😂 Uzun zaman sonra kitap okumaya başladım ve size haber vereyim dedim, tabii hala beni takip eden varsa 😂 #sahildekafka #harukimurakami